Türk rock müziğinin öncülerinden Bulutsuzluk Özlemi, 40 yıllık sanat serüvenini “Yaşamaya Mecbursun” adlı belgeseliyle beyazperdeye taşıyor. 1986 yılında Nejat Yavaşoğulları’nın önderliğinde kurulan grup, o dönemde “Türkçe rock müziği yapılamaz” denilen şartlar altında varlık göstererek müzik dünyasında önemli bir yer edindi. Film, geniş bir arşivden derlenen 300 saati aşkın görüntü ile grubun hikayesini anlatıyor ve festival gösterimlerinin ardından izleyiciyle buluşmaya devam ediyor.
Büyük şair Nâzım Hikmet, “Yaşamaya Dair” adlı eserinde “nasıl ve nerede olursak olalım/ hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak” derken, Ataol Behramoğlu da “yaşamak görevdir yangın yerinde/ yaşamak insan kalarak” diye ekliyordu. Türkiye’nin zorlu dönemlerinde, 90’lı yılların ortalarında, Bulutsuzluk Özlemi, “bugün duyduğun haberler/ sana utanç veriyor olabilir… ne olursa olsun/ yaşamaya mecbursun” sözleriyle topluma umut vermeye çalışıyordu.
“Yaşamaya Mecbursun” belgeseli, 45. İstanbul Film Festivali’ndeki prömiyerinin ardından, geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da yapılan gösterimlerde izleyicilerle buluştu. Yönetmenliğini Caner Kaya’nın üstlendiği belgesel, izleyicileri duygusal anlara tanıklık ettirirken, grup üyelerinin de katılımıyla unutulmaz bir deneyim sundu.
Belgeselin gösteriminde, Nejat Yavaşoğulları’nın duygusal anları yaşamasına sebep olan bir diğer olay ise grup üyelerinden Filip Sümbülkaya’nın kızının sahneye davet edilmesi oldu. Yavaşoğulları, grubun adının alındığı Mümtaz Sosyal ile olan ilişkilerini paylaşarak, “O beni aradı ve bu makale sayesinde grubun hikayesinin gündeme geldiğini söyledi. İlişkimiz buydu” dedi.
Bulutsuzluk Özlemi’ni ve bu belgeseli merak edenler için bu hafta iki etkinlik düzenlenecek. Bugün saat 20.30’da İstanbul’daki İş Sanat Sahnesi’nde, yarın ise saat 16.45’te Ankara’daki Büyülü Fener Sineması’nda grup hayranlarıyla buluşacak.
Belgesel, Bulutsuzluk Özlemi’nin 40 yıllık yolculuğunu içten bir dille anlatırken, 300 saatlik görüntü ve arşiv materyalini değerlendirerek grubun kuruluşundan üretim aşamalarına kadar birçok detayı izleyiciye sunuyor. Yavaşoğulları’nın yanı sıra, gitarist Akın Eldes, bas gitarist Sunay Özgür ve diğer müzisyenlerin de yer aldığı belgeselde, konser kayıtları ve kişisel anekdotlarla zenginleştirilmiş bir anlatım sunuluyor.
Belgeselin en etkileyici anlarından biri, grubun Türkan Saylan’ın öncülüğündeki Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin 1997 yılında İdil ilçesinde düzenlediği “Bizim İdil Festivali”ndeki konser görüntüleri oluyor. Bu anlar, gruptan eski bir anıyı tekrar canlandırarak izleyicide derin duygular bırakmaktadır.