CHP’ye yönelik son dönemde yapılan “yolsuzluk” operasyonları sonrasında, AK Parti’ye yakın hukukçular, eğer bu durumun CHP Genel Merkezi ile bağlantılı olduğunu iddia ederlerse, partinin kapatılması gerektiğini savundu. 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nde ülke genelinde ilk sırada yer alan CHP’ye yönelik kapatma talepleri, iktidara yakın medya organlarında dile getirilmeye başlandı. İhlas Medya grubuna ait Türkiye gazetesi, 13 Mayıs’ta, “Sistemin Adresi CHP Merkezi” başlığıyla verdiği haberde, AKP’li hukukçuların görüşlerine yer verdi.
Haberin uzmanlarından Avukat Serdar Tokdemir, 2023 Genel Seçimlerinde AKP’den aday adayı olduğunu belirterek, “Muhittin Böcek ve ailesinin etkin pişmanlıktan yararlanarak CHP Genel Merkezi’ne 1 milyon Euro getirdikleri iddiası, güçlü bir delil niteliği taşımaktadır” dedi. Tokdemir, bu iddianın gelecekte önemli sonuçları olabileceğini ve kurultay ceza davası ile mutlak butlan davasını etkileyebileceğini ifade etti. Hukukçu, “Bu süreçlerin ardından CHP, anayasaya aykırı eylemlerinden ötürü bir kapatma davasıyla karşı karşıya kalabilir” şeklinde konuştu.
Bir diğer AKP’li hukukçı Hadi Dündar ise, CHP’nin gizli ve kara paralarla finanse edilmesi durumunda, bunun partinin politikası haline geleceğini ve anayasaya göre kapatılması gerektiğini belirtti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 8 Mayıs’ta SÖZCÜ TV’de katıldığı özel yayında, “Kapatma davasına karşı bir yedek parti planımız var” diyerek, “Üç yıl geriye dönüp kurultayı iptal etmek mümkün değil. Olursa büyük bir siyasi baskı olur. Bu tür müdahaleler, Cumhuriyet Halk Partisi’ne karşı kabul edilemez. Millet bu tür şeyleri affetmez. Biz delegemizin bize verdiği yetkileri kimseye bırakmayız” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel’in açıklamaları, CHP’nin geleceği ve muhalefetin stratejileri açısından önemli bir tartışma konusu oluşturdu.