atanamamis muhalifler DURfabnh

Atanamamış muhalifler

İlim ve sanat erbabının iktidarla/otoriteyle münasebetleri hep mesafeli olagelmiştir; ateşe yaklaştıklarında yanacaklarını, uzaklaştıklarında ayazda kalıp donacaklarını bilirler. Otorite, ilim ve sanat erbabı için zemini hazırlar, imkanlar sağlar, yolları açar, destekler, teşvik eder, en başta özgürlüklerini güvence altına alır. İlim ve sanat erbabı da dalkavuk gibi övmekten, her yapılana peşinen burun kıvırmaktan kaçınarak belli bir mesafeden gerektiğinde över, gerektiğinde yererler. Son yıllarda,

İlim ve Sanat Erbabının İktidarla Olan Münasebetleri

İlim ve sanat erbabı ile iktidar arasındaki ilişki her zaman dengeli bir mesafede olmuştur. Otorite, bu kesime destek sağlar, imkanlar sunar ve özgürlüklerini korur. İlim ve sanat erbabı ise eleştirel bir tavırla otoriteye yaklaşır, gerektiğinde över gerektiğinde eleştirir.

Son yıllarda ise bu denge bozulmuş, kutuplaşma artmıştır. Bazıları tamamen otoriteye bağlı “yandaş” kesilirken, diğerleri ise her şeye muhalif bir tavır takınmaktadır.

Ancak arada “makul” kesim de yok değil. Bu kesim destekleyip eleştirmeyi dengeli bir şekilde yapar, itibarlarını işlerinden elde eder.

Son dönemde ise “atanamayan muhalifler” kavramı da gündeme gelmiştir. Kimi sanatçılar, otoriteden beklentilerini karşılamayınca aşırı muhalif bir tavır alırken, diğer taraftan bekledikleri ilgiyi göremeyenler ise kin ve nefretle dolmaktadır.

Bu durumda dengeli bir duruş sergilemek önemlidir. Otoriteye bağımlı hale gelmek ya da aşırı muhalif olmak yerine, sağduyulu ve objektif bir tavır takınarak ilerlemek gerekir. Önemli olan, fikir namusundan ödün vermeden doğru yolu bulabilmektir.