AK Parti, Türk Kızılay’ına dair önemli düzenlemelerin yer aldığı 9 maddelik kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sundu. Söz konusu teklif, Kızılay’ın afet lojistiği ve barınma ürünlerinin tedarikinde Kamu İhale Kanunu’ndan muaf tutulmasını, kan bileşenleri bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden doğrudan Kızılay’a aktarılmasını ve afet bölgelerinde görev yapan Kızılay çalışanlarına nakdi tazminat ödenmesini öngörüyor.
AK Parti Grup Başkanlığı tarafından Meclis Başkanlığı’na sunulan “Türk Kızılay Kanunu Teklifi”, Türk Kızılay’ın görev, yetki, hak ve muafiyetlerine dair yasal çerçeveyi netleştirmeyi amaçlıyor. Teklifteki düzenlemeler arasında, afet yönetimi, lojistik ve geçici barınma hizmetlerine yönelik stratejik ürünlerin, Kamu İhale Kanunu hükümleri dışında doğrudan Türk Kızılay iştiraklerinden edinilmesine olanak tanınması, sosyal yardımlarda mükerrerliği önlemek için Bakanlık verilerinin kurumla paylaşılması ve afet bölgelerinde çalışan Kızılay personeline finansal tazminat ödenmesi yer alıyor.
Kanun teklifinin gerekçesinde, Türk Kızılay’ın 1949 tarihli Cenevre Sözleşmelerine ve Uluslararası Kızılhaç-Kızılay Hareketi Tüzüğüne bağlı olarak, Cumhurbaşkanlığı himayesinde faaliyet gösteren bir uluslararası yardım kuruluşu olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Kızılay’ın öz kaynaklarının zaman zaman yetersiz kalması nedeniyle uzun vadeli planlamalarda zafiyetler yaşandığı ifade ediliyor. 2024 yılında gerçekleştirilen 34. Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Konferansı’nda kabul edilen 4 nolu kararın, ülkeleri Kızılay ve Kızılhaç Milli dernekleri için özel hukuki statülerini düzenleyen yasalar çıkarmaya teşvik ettiği vurgulanıyor.
Teklif ile “ihtiyaç sahibi” tanımı genişletildi. Artık ihtiyaç sahibi, “Bireysel, çevresel, ekonomik, fiziksel, psikososyal veya hukuki nedenlerle yoksulluk içinde bulunan, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan veya dezavantajlı durumlar nedeniyle sağlık ve sosyal hizmet müdahalesine muhtaç olan kişiler” olarak tanımlanıyor. Ayrıca, Türk Kızılay’ın adı, amblemi ve bayrağı uluslararası sözleşmelerle tanınan tüm hak ve bağışıklıklardan yararlanacak şekilde koruma altına alındı ve izinsiz kullanımları yasaklandı.
Düzenlemeyle birlikte Türk Kızılay, insani aracılık görevlerini yerine getirmek üzere ilgili kamu kurumlarının görüşünü alarak savaş esirleri ve sivillerin tutulduğu yerleri ziyaret edebilecek. Aile haberleşmesi sağlama, kayıpları araştırma ve insani yardım ulaştırma gibi görevleri de üstlenebilecek. Türk Kızılay, ayrıca afet ve insani krizlerden etkilenen kişilerin barındığı merkezlere erişim sağlayarak gözlem ve raporlama yapma yetkisine sahip olacak.
Son olarak, Türk Kızılay’ın, Uluslararası Kızılay-Kızılhaç ağından gelecek ayni ve nakdi yardımları alma ve kullanma konusunda “tek yetkili kuruluş” olarak tanımlandığı ve Kamu İhale Kanunu’ndan muaf tutularak çeşitli muafiyetler tanındığı kaydedildi. Bu düzenlemelerin, Kızılay’ın afet durumlarında daha etkin ve hızlı bir şekilde müdahale etmesine olanak sağlayacağı düşünülüyor.